Cuma, Mayıs 15, 2009

Bahar geldi, biz kırlara açıldık

Önceden pek fotoğraf çekemiyordum. Evde hep aynı şeyler diye çekesim yoktu. Ve fotoğraf olmayınca da kuru kuru yazmak istemiyordum.Şimdi bolca fotoğraf var ama yazamıyorum.
Sanırım bende bahane bol.

Geçen sürelerde oğlum inanılmaz hızlı ataklarla gelişiyor. Gerçekten hergün yeni birşeyi yapabilir duruma geliyor. Onu izlemesi çok keyifli. Çene zaten düşük, herşeyi gayet güzel anlatıyor. Uzun uzun cümleler kuruyor. Kelimelerinin düzeldiğini bile farkedemiyoruz yani.

Asla bebek arabasına binmek istemiyor, tüm Bahariye Caddesini yürüyerek gezebiliyor. En sevdiğimiz yer park tabi ki...

Son soğuk havalardan birinde Nazık Hikmet Kültür Merkezi'ndeki 23 Nisan Çocuk şenliğine gittik. Suratının kedi şeklinde boyanması çok hoşuna gitti tabi de, hava o kadar soğuktu ki tadını çıkartamadı. Aşağıdaki soğuktan büzülmüş bir kedi resmidir :)


Aynı gün "ditar" diye tutturdu. Şenlikten çıktık, yürüyerek balık pazarına indik. Oradaki oyuncakçıdan gitar aldık. Ve aynı yolu yürüyerek, şarkı söyleyerek ve gitar çalarak geri döndük. Bastıbacakta yorgunluktan eser yokken, benim dilim bir karış sarkıyordu.

Oğlum şimdilik en azından bana çok yardımcı. Çamaşır asmaya, bulaşık makinesi yerleştirmeye ve ekmek makinesine su, ekmek tozu ve maya koyarak ekmek yapmaya bayılıyor.

Yemek yapmam gereken ama oğlumun "anne oyun oynayalım" diye peşimi bırakmadığı bir gün bulduğum çözüm bu becerilerine bir yenisini ekledi. Artık bezelye de ayıklayabiliyor :)

Kumla oynamak,

dönen salıncağa binmek

son favorilerimiz...
Geçen hafta sonu işyerinin kahvaltısı vardı, Kanlıca Cemile Sultan Korusu'nda. Manzarası inanılmaz güzeldi, biz de bu fırsatı kaçırmayıp bolca resim çektik.


Yumuşacık çimenlerde yuvarlandı.


Sonradan baktığımda birkaç resimde birden farkettim ki, Poyraz ellerini çimene süremiyor. Hepsinde eller yumruk yapılmış :) Bebekken de böyleydi, hala değişmemiş demek ki...


İşte yumruklar sıkılı bir poz daha...

Bol bol oynadı babasıyla, en son eve salyangoz getirmeye de kalkınca kıyameti kopardım tabi :)

Şehzade beybabasıyla :))))

İlk kez doktorumuzun bir sözünün dışına çıktık. Alerji riski nedeniyle 5 yaşına kadar yasakladığı çileğ afiyetle mideye indirdik. Bir çocuk 5 sene çilek gibi bir meyveden mahrum edilmez ki ama di mi?
Bu da son bomba... Evde temizlik olduğu bir gün akşam iş dönüşü karşılaştığım manzara bu.
"Yıkıyorum anne.... "

"Sıkıyorum bööööle..."

"Ben temizlik yapcam anneee..."

Ve son olarak evde saklambaç oynarken çektiğim bir poz. Yüzünü yastığa kapayınca saklandı zannediyor devekuşum....

Bu gece küçük bir yolculuğa çıkıyoruz. Umuyorum ki, dönüşümüzde sizlere içinde bol bol köy resimleri olan bir yazı yazacağım.

Herkese sevgiler...