Salı, Kasım 04, 2008

Şeker Bayramı - Bölüm 2

Bu sefer benim kabahatim yok valla....
Tam yazacaktım ki.... Blogger kapatıldı. Tamam açılalı çok oldu ama, o zaman da benim vaktim olmadı. Neden vaktim olmadığı bir dahaki postta :)

Şeker Bayramı Kahramanlarla Koçların buluşmasına sahne olmuştu hatırlarsanız. Resimlerin Kahramanlarda kalan kısmı da gelince fotoromanımız tamamlandı.

Aşağıdaki ilk fotoda oğlum midilliye biniyor. Hiç korkmadığı gibi, gayet de hoşuna gitti. Aktivite ailesi not defterine eklenecek; "6 yaşından sonra binicilik dersleri alınacak"


Bu iki resim araya karışmış, hayvanat bahçesi değil. Fenerbahçe Parkı. Kuzuların beslenme saati... Resimlerden de anlaşılacağı gibi akılları yemekten çooook uzakta :)



Benim minnoşum, balıklara hasta oldu. Badı, badı diyerek akvaryumların önünden ayrılmadı.

Yanıma salatalık ve havuç almıştım, sanırım bunları keçilere vermekte bir sakınca yoktur. Oğullarım kendi elleriyle beslediler keçileri.
Şanslı anneler ve tatlı çocuklar...

Poyraz ve Deniz aşkı... Tek engelleri aşamadıkları park yatak :))))))

Ve işte benim küçük kara balığım...
Şeker prenses....


Hasibecim, canım arkadaşım... Bu iş yoğunluğunda ziyaretimize geldi ve kuzular bir televizyona, bir ona bakakaldılar....

3 yorum:

neptuneptun dedi ki...

Özlem, ben Hasibenin o Hasibe olduğunu geçen gün yıllığa bakarken fark ettim biliyor musun... Fotoğraftan da değil, ismine bakınca anladım.

Bu arada Poyrazı hayranlıkla takip ediyorum, çok yakışıklı harbiden...

Adsız dedi ki...

aaa ben seni tanıyorum

Adsız dedi ki...

bu cocuk sizin mi ya:D