Pazartesi, Aralık 04, 2006

huzursuzum, mutsuzum, kuşkucuyum....

Gerginim, depresifim, "canım" diyene "canın çıksın" diyesim var.
Nedenini bilmiyorum, birkaç gündür çok sinirliyim. Dışardan bakınca ben bile farkediyorum. Canımı sıkanlardan intikam almaya eğilimliyim. Tüm bunlar hamilelikten mi, yoksa gerçekten uyuz bir insan mı olmaya başladım acaba...
İkna olmak istemiyorum, rahatlatılmak da istemiyorum. Ve hatta ilgilenilmek bile istemiyorum...

Cumartesi IKEA'da yorucu bir yolculuk sonrası oğluşlarımın mobilyalarını aldık. Dün de çoook yorucu bir uğraş sonucu kurduk. Ama ben bir yatağın boyu ile, bir bebek karyolasının enini doğru toplamayı başaramadığım için karyola odaya sığmadı. Çok canım sıkıldı çok. Kendimden bile intikam alasım geldi valla :P
Neyse bebek karyolasını odaya koymayı bahara erteledik, çünkü odadaki kalorifer peteğini, ince petekle değiştirirsek ihtiyacımız olan alanı kazanacağız. Ha bu arada matematik mühendisliği diplomasını iade edeceğim, zira hiç haketmiyorum :))

Öte yandan oğluşum da 2-3 gündür pek bi durgun. Çok nazlı hareket ediyor. Oysa geçen hafta ne çok hareketli idi. Ben çok hareket ettiğim için mi hissedemiyorum, yoksa bu gerginlik ona da mı yansıdı bilmiyorum... Umarım bir sorun yoktur.

Anneliğin bi tür bir ruh hastalığı olduğunu biliyor ve kabul ediyorum. Kesinlikle normal bir ruh hali olmuyor annelerde. Sanırım hamilelik beni bu sürece de hazırlıyor bu tür kuruntularla...

Hiyaaaaayyttt! Sokacam o bok kokulu puroyu burnundan içeri yaaa... Bi insan bu kadar mı yüzsüz olur beee. Ya kapını kapa, ya da içme o iğrenç kokan şeyi. Müdürsün diye tüm ofis domuz ahırı gibi kokmak zorunda mı yaaa... Kaçasım var valla...

Eğlencelik not: Gayriresmi yöneticim (yönetici vekili) geçen hafta raporlu olduğum için bana ne dedi biliyor musunuz? "Bir daha hastalanmadan önce haber ver ve hasta bile olsan evden çalışabilir durumda ol"

Yorum yapmayacağım :)))

Oh be, yazdım, rahatladım...

Hiç yorum yok: